Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin yasalaşarak milyonlarca vatandaşa emeklilik kapısını açmasının ardından, kapsam dışı kalan 2000-2008 arası sigortalıların gözü kulağı Ankara’dan gelecek haberlere çevrildi. 8 Eylül 1999 sonrası işe giren ve sadece bir gün farkla emeklilik haklarını on yılı aşkın süreyle kaybeden vatandaşlar, kademeli emeklilik taleplerini her platformda dile getirmeye devam ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınan yeni kanun teklifleri, bu gruptaki milyonlarca çalışan için bir umut ışığı olurken, ekonomi yönetiminin bütçe disiplini konusundaki hassasiyeti sürecin seyrini belirliyor.
Meclis komisyonundaki kanun tekliflerinin detayları
Muhalefet partileri tarafından hazırlanan ve TBMM Başkanlığına sunulan çeşitli kanun teklifleri, halihazırda ilgili komisyonlarda değerlendirme aşamasında bulunuyor. Bu tekliflerin temel amacı, 1999 sonrası sigorta girişi olanlar için mevcut 58-60 yaş sınırının, sigorta başlangıç yılına göre kademeli olarak aşağı çekilmesi olarak öne çıkıyor. Özellikle 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) girişi yapılanların, çalışma yılları ve prim ödeme gün sayılarına göre bir çizelgeye oturtulması hedefleniyor. Ancak bu tekliflerin yasalaşması için iktidar grubunun desteği ve bütçe planlamasına dahil edilmesi gerekiyor.
Beklenen kademeli emeklilik tablosu ve yaş şartları
Kamuoyunda ve sosyal güvenlik kulislerinde en çok konuşulan senaryo, sigorta başlangıç tarihine göre değişen bir yaş tablosu üzerinden kurgulanıyor. Hazırlanan çeşitli tekliflerde şu detaylar öne çıkıyor:
- 2000-2001 arası girişliler için kadınlarda 43, erkeklerde 45 yaş sınırı,
- 2002-2004 arası girişliler için yaş sınırının kademeli olarak 47-49 bandına çekilmesi,
- Prim günü şartının 7000 ile 9000 gün arasında sigorta başlangıcına göre sabitlenmesi,
- Kısmi emeklilik hakkının 4500 prim günü ile 25 yıl sigortalılık süresini tamamlayanlara verilmesi.
Bakanlık ve hükümet kanadından gelen en son açıklamalar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından yapılan son açıklamalarda, emeklilik sisteminin aktüeryal dengesinin korunmasının öncelikli olduğu vurgulandı. Bakan Işıkhan, mevcut durumda kademeli emekliliğe yönelik yeni bir çalışma veya reform hazırlığının hükümet ajandasında yer almadığını ifade etti. Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için prim ödeme süresi ile emekli aylığı arasındaki ilişkinin güçlü kalması gerektiğini belirten Bakanlık, EYT sonrası oluşan mali yükün takibi ve sistemin uzun vadeli dengesi üzerinde yoğunlaşıyor. Bu açıklamalar beklentileri bir miktar zayıflatsa da, yasama sürecindeki tekliflerin akıbeti yakından takip ediliyor.
Sosyal güvenlikte adalet talebi ve gelecek beklentileri
2000-2008 arası sigortalılar, benzer prim gününe sahip olmalarına rağmen EYT’lilerle aralarındaki büyük yaş farkının sosyal bir adaletsizliğe yol açtığını savunuyor. Sosyal güvenlik uzmanları, bu taleplerin görmezden gelinemeyecek kadar büyük bir kitleyi temsil ettiğini ve önümüzdeki dönemde yeni bir Torba Yasa çalışması kapsamında konunun tekrar gündeme gelebileceğini ifade ediyor. Özellikle bütçe imkanlarının genişlemesi veya aktüeryal dengenin revize edilmesi durumunda, sistemin dengesini bozmayacak ara formüllerin üretilmesi ihtimali masadaki yerini koruyor.